|

Teşhir Salonları; Müze teşhir salonuna girişteki ilk
bölümünü Sagalassos Antik Kentinden gelen Kuzey Batı
Heroon binasının etrafını süsleyen Dans Eden Kızlar
frizleri oluşturmaktadır. Girişten sola dönüşle
birlikte ilimizin genel arkeolojik haritası ile ilin
genel tarihini tanıtan bilgi panosu ve devamında
Sagalassos tanıtım panoları ile Sagalassos’un M.S.
II. yy’da ki sınır taşını belirleyen Düğer’de
bulunmuş sınır taşı ile İmparator – Tiberius Caesar
Augustus Döneminde (M.Ö.25-M.S.14)Sextus Setidius
Strabo Libuscidianus tarafından taşıma araçlarının
ücretsiz kullanımlarına ve bu hizmetin kimler
tarafından hangi güzergâhta ne şekilde yapılacağına
ilişkin kuralları belirleyen yazıtlı kitabe
bulunmaktadır. Salonun devamında Sagalassos Antik
Kentinin Aşağı Agorasının Kuzeyinde İmparator
Hadrian Döneminde (M.S. 117 – 138) yapılmış çeşme
binasını süsleyen Hera Ephesia, elinde bereket
boynuzu taşıyan aristokrat bir kadın veya Tyke ile
iki adet zafer tanrıçası Nike heykelleri ve Aşağı
Agora, hamam ve çeşmelerine ait bilgi panoları
bulunmaktadır.
Devam eden Sagalassos salonunun diğer
kısmında kentin önemli bir bölümünü oluşturan
Helenistik dönemden buyana bir çok değişiklikler
gören M.S. 2. yüzyılda inşa edilen Yukarı Agoranın
kuzeyinde M.S. 160 – 180yılları arasında Antoninler
Döneminde yapılmış olan çeşme binasının ön cephesini
süsleyen Dyonisos, Nemesis, Asklepios, bir bayana
ait heykelin ayakları, Kronis ve diğer bir Dyonisos
heykeli ve bunların arkalarında bu çeşmeye ait
restitisyon ve izometrik çizimleri gösteren panolar
yer almaktadır. Buradan geçilen ara bir salonda
Pisidia ve Sagalassos bölgesine ait mezar kültünü
yansıtan Ostothek ve Sunaklar ile ölü gömme
kültlerine ait bilgi panosu yer almaktadır.
Sagalassos bölümüne ait bu salonun arka tarafında
yerel ve diğer tanrılara ait baş ve büstlerinin
sergilendiği kaideler ile seramiği ile ünlü
Sagalassos antik kentinin seramik üretim
merkezlerine ait bilgi panosu ve pano üzerinde
Sagalassos’un kendine has terra sicilata tipi
seramiğinin Anadolu ve Akdeniz ülkelerine (Suriye,
Ürdün, İsrail, Mısır, Kuzey Afrika, İtalya ve
Yunanistan’a kadar) dağılmış olan bölgeler hakkında
bilgi panosu ile bu seramiklerden örnekler bulunan
çeşitli saklama kapları, günlük kullanım kapları,
özel kullanım kapları ve bunlara ait kalıpların
sergilendiği iki vitrin yer almaktadır.

Bu salondaki diğer iki vitrinden bir
tanesi genel ve yerel Tanrı ve Tanrıça
heykelcikleri ile Sagalassos daki din kültünü
anlatan bilgi panoları ve diğer vitrinde ise günlük
yaşamda kullanılan akla gelebilecek her türlü
buluntunun yer aldığı tematik sergileme
bulunmaktadır.
Müze girişine göre sağ taraftaki salonda
Kibyra ve Kremna antik kentlerinden gelen taş ve
mermer ağırlıklı eserler sergilenmektedir.
Kibyra: M.Ö. 300’ ler’de Miliaslı
kolonistlerce kurulmuş Pisidia
– Karya – Frigya ve Likya arasına sıkışmış Kibyratis
lokal bölgesinde köklü bir devlet geleneği olan
önemli bir kenttir. Kentin stadyumuna doğru nekropol
alanından geçen anıtsal bir yol üzerinde
Gladyatörlere ait mezarların bulunduğu yerden
çıkarılan çeşitli Gladyatör frizlerinin bir film
şeridi gibi yan yana sergilenmiş hali ve devamında
vahşi hayvanlarla mücadele edilen av sahnelerinin
betimlendiği M.S. 2. yüzyıla ait firizler
süslemektedir. Yine Kibyra Antik kentinden
getirilmiş silahşör giyimli başsız bir heykelin
sergilenmesi bu Gladyatör ve av sahneli frizlerinin
görüntülerini güçlendirmektedir.
Kremna : Perslerin Anadolu’yu
işgalinden bu yana M.Ö. 6. yüzyıl (546) da kurulmuş
daha sonra Roma İmparatorluk döneminde Pisidia
bölgesinde varlığı bilinen 5 önemli Roma koloni
kentlerinden birisidir. Bu kent içerisindeki
muhtemel bir hamam binasından bulunmuş olan
Aphrodite, Leton, Asklepios, Nemesis, Herakles,
Büyük Athena, Apollon, Hygia, Giyimli bir Kadın ve
Küçük Athena dan oluşan tanrı ve tanrıça heykelleri
sıra ile sergilenmişlerdir.
Bu salonda ayrıca Burdur ili dahilinde
bulunan Moatra (Bereket Köyü), Mallos (Karacaören
Köyü), Paleopolis (Akören Köyü), Olbasa (Belenli
Köyü), Lisinia (İlyas Köyü) ve Takina (Yarışlı Köyü)
dan getirilmiş bir çok heykel, lahit ve kapakları,
Ostothek, Mezar Stelleri vb.leri
bulunmaktadır.Burada yukarıda da belirttiğimiz gibi
Müzenin giriş katı Taş esererin sergilendiği bir
bölüm oluşturulmuştur.

Burdur Müzesinin 1. katında
ise Burdur İlimizin 9.000 yıllık tarihini kronolojik
bir sıra ile yansıtan ve bulunuş merkezlerine göre
bir sergileme düzeni ile ziyaretçiye sunulmaktadır.
Bu sıra başta ilimizin ve Anadolu’nun prehistorya
tarihine ışık tutan Hacılar Höyük vitrini ki bunlar
monokrom ve boyalı üstün teknikle elde yapılmış
seramikler, taş, sleks (çakmak taşı) ve Obsidien
(doğal volkanik cam) malzemeler ile kemikten
yapılmış objelerden oluşturmaktadır. Devamında yine
Hacılar’ın bir dublikatı olan Kuruçay Höyük
malzemeleri vardır ki bunlar Hacılar malzemelernin
hemen hemen bir benzeri olmakla birlikte yer yer
maden yapılmış bıçak ve keskilerde bulunmaktadır.
Höyücek Höyük malzemeleri bazı ayrıcalıklar
göstermekle birlikte hemen hemen Hacılar ve Kuruçay
malzemelerinin benzerlerini teşkil etmektedir. Daha
sonra Eski Tunç evrelerinin malzemeleri, Demir Çağı,
Geometrik Dönem, Frig, Klasik Çaların malzemeleri,
Hellenistik, Roma, Bizans ve Selçuklu eserleri ile
de final bulmaktadır.
|