T.C.

KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI

İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ

BURDUR MÜZE MÜDÜRLÜĞÜ

 
 

 

KAZILAR VE ARAŞTIRMALAR

 

    KİBYRA 2007 YILI KAZI ÇALIŞMALARI

         

2007 Yılı Kibyra kazı çalışmaları Burdur Müzesi Müdürü H. Ali Ekinci başkanlığında ve Prof. Dr. Fahri Işık ve Prof. Dr. Havva İşkan Işık’ın bilimsel danışmanlığında, 23.08.2006 tarihinde başlamıştır. Kazı çalışmaları; Akdeniz Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyeleri, araştırma görevlileri, öğrencileri, Dokuz Eylül Üniversitesi Arkeoloji Bölümü öğrencileri, Burdur Müzesi’nde görevli arkeolog Gonca Gülseven, 4 haritacı, 4 mimar ve 20 işçiden oluşan bir ekiple yürütülmüştür. Çalışmalar, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğümüzün DÖSİMM kanalıyla sağladığı 95.000 YTL’lik ödenekle gerçekleşmiştir. 2007 yılı Kibyra için ayrı bir anlam taşımaktadır; çünkü Burdur Valiliği öncülüğünde ve Gölhisar Kaymakamlığı ile Gölhisar Belediyesi’nin destekleriyle, 35 kişilik kapasiteye sahip modern bir kazı evine kavuşmuştur. Bu bağlamda Burdur Valisi Sayın M. Rasih Özbek başta olmak üzere, Gölhisar Kaymakamı Selami Kapankaya ve Belediye Başkanı Mehmet Yavuzer’e teşekkürü bir borç biliriz.      

2007 yılı Kibyra çalışmaları; stadionda kazı, kent haritası çıkarılması, stadion ve tiyatroda röleve yapılması, seramik çizim-envanter çalışmaları ve kısıtlı bir alanda gerçekleştirilen yüzey araştırmaları olmak üzere beş ana başlıkta toplanabilir. Bu çalışmalar dışında ayrıca, büyük oranda çalıyla kaplı tiyatro, agora set duvarı, çeşme ve hamam, yapılan temizlik sonucunda bitki örtüsünden arındırılarak ölçüm ve çizim çalışmaları için hazır hale getirilmiştir.     

 

           STADİON KAZI ÇALIŞMALARI

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kentin resmi yapılarının konumlandığı ana tepenin doğu yamacında yer alan stadion, güneybatı- kuzeydoğu doğrultusunda konumlandırılmış “U” formlu ve tek sphendoneli bir mimariye sahiptir. İlk olarak 2006 kazı sezonunda başlayan çalışmalarda, neredeyse tamamı sağlam durumdaki 21 oturma sırasına sahip ve 12 kerkidesle bölünmüş batı cavea tamamen açılmıştır. Ayrıca batı caveanın üstünde, tüm cepheyi kaplayan bir portiko ile karşılaşılmış ve arkasında yer aldığını düşündüğümüz yol döşemine yönelik çalışmalara başlanmıştır. Yapılan açmada döşemsiz, anakaya üzerine sıkıştırılmış toprak ile oluşturulan bir yol ele geçerken batısında da moloz taşlarla yapılmış kireç harçla sıvanmış bir teras duvarına rastlanmıştır. Diğer bir çalışma da stadion zeminine yönelik olarak açılan sondajdır. Bu sondaj da, zeminin anakaya üzerine sıkıştırılmış ince toprakla kaplandığı görülürken, stadionun temellerinin anakayaya oturtulduğu tespit edilmiştir. Ayrıca stadion temelinin altında anakayada açılan bir çukur ve içinde kuzey ve güney yönden iki künkün bağlandığı ve atıksu sisteminin bir parçası olan yarım bir pithos ele geçmiştir.   

                        Resim Stadion Portiko Geç Dönem Teras Duvarı ve Merdivenli Geçiş

2007 kazı sezonunda, stadion arkasındaki portiko ve teras duvarının kazılarak takip edilmesi ve bunların röleve ve restitüsyon projelerini tamamlamaktı. İlk olarak portiko terasında yapılan kazılar sonucunda, güneye doğru 40 m. ilerlenmiş; moloz taş ve kireç harçla yapılmış teras duvarının güneye doğru kesintisiz devam ettiği görülmüştür. Ayrıca kuzey köşeden 11.10 m. güneyde, 2.10 m. genişliğinde bir kapı ile ilk önce batıya doğru tırmanan üç merdivenin sonunda geniş bir sahanlık ve ardından kuzeye dönen 10 merdivenle “L” formunda, olasılıkla üstünün bir kısmı tuğla tonozla kapatılmış koridorla karşılaşılmıştır. Merdivenlerin başladığı kapının çerçeve duvarının tamamı, duvarın genel karakteri olan moloz taşla değil, stadion portiko ayaklarının sağlam mimari parçalarından ikincil malzeme ile örülmüştür. Bu nedenle teras duvarının portikonun yıkılmasının ardından yapıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca moloz taşlar ve kireç harçla örülmüş geç dönem teras duvarının kuzey köşesinin, stadion portikosunun kuzey girişini sağlayan kapı ile birleştirildiği görülmüştür. Aynı zamanda stadion portikosu kuzey kapısının da, kuzeybatıya doğru çapraz ilerleyen 1.80 m. kalınlığında daha erken bir duvarla inorganik bir bağlantı içinde olduğu tespit edilmiştir. Bütün bu çalışmaların sonucunda son evre olan moloz taşla örülmüş geç dönem teras duvarının; birinci ve ikinci evre duvarının arasına moloz taş ve kireç harçla doldurularak sağlamlaştırılmış olduğu ortaya çıkmıştır. Böylece ilk evrenin olasılıkla stadion alanı yokken yapılan güçlü bir duvar olduğu, ikinci evrede stadion ve portikle bağlantılı bir yapılanmaya gidildiği ve son evrede de portiğin yıkılmasının ardından alanın düzeltilip kalın ve birbirine merdivenlerle geçişi sağlanan teras duvarlarının inşa edildiği görülmüştür.

İl defa 2006 yılında yapılan stadion temellerinin altında bulunan su sistemine ait çalışmalar, 2007 sezonunda da devam etmiş; E-F caveaları arasındaki kerkidesin altında bir sondaj açılmış ve 2006 sezonunda elde edilen veriler teyid edilmiştir. Bu sondajda stadionun temel taşlarının altında anakayadan açılan bir oluğun içinde künk parçalarına rastlanmış ve stadion alanının altında bir su sisteminin olduğu kesinleşmiştir. Ancak bu sistemin stadionla mı yoksa yakınlarda stadion seyicisinin su ihtiyacını gideren bir nymphaeumla mı bağlantılı olduğu sorusu gelecek yıllardaki çalışmalarla cevaplanacaktır. 

2007 sezonunun diğer amaçlarından biri olan alanın röleve ve restitüsyon projelerinin tamamlanması için yapılan çalışmalar iki koldan ilerlemiştir. İlk olarak 4 kişilik mimar ekibi tarafından stadion yapısının laser scanner yöntemiyle üç boyutlu ve hava fotografı–total station yöntemiyle tek boyutlu plan rölevesi çıkarılarak tamamlanmıştır. Böylece yapı, gelecek yıllarda başlamak üzere, yapılması planlanan restitüsyon ve restorasyon çalışmaları için hazır hale getirilmiştir.

Özellikle portiko teras duvarının cephesinin bir bölümü, yukarıdan kayan büyük bloklar nedeniyle oldukça tahrip olmuş halde ele geçmiştir. Bu nedenle, alanda ele geçen moloz duvarın kendi taşları ve orijinaline uygun olarak hazırlanan kireç harç ile duvarın yıkık bölümleri örülerek konservasyon çalışması yapılmıştır. Bu çalışma sırasında stadion A caveası kuzey köşesinde düşmüş şekilde duran iki taş koltuk, zeminleri düzenlenerek orijinal yerlerine konmuştur. Ayrıca, büyük bir vinç yardımıyla batı oturma sıraları üzerine yukarıdan düşmüş durumdaki oturma sıraları ve bloklar oluşturulan blok tarlasına taşınmışlardır. Çalışmalar, kazılan alanın 1/50 ölçekli cephe, plan ve kesit çizimlerinin yapılmasıyla sonlandırılmıştır.

              

Resim 8-9. Stadion Kazı Sonrası

 

RÖLEVE ÇALIŞMALARI

Kalıntıları bugün yaklaşık 240 x 50 m.’lik bir alana yayılmış durumdaki stadionun ve kalıntıları yaklaşık 70 x 50 m.’lik bir alana yayılmış durumdaki tiyatronun röleve çalışmalarında iki farklı modern teknik uygulamıştır. Çalışmalar 4 kişilik bir mimar ekibi tarafından gerçekleştirilmiştir. Çalışmalar sonucunda stadionun 3D laser scanner yöntemiyle üç boyutlu ve hava fotografı–total station yöntemiyle tek boyutlu plan rölevesiyle, tiyatro’nun hava fotografı–total station yöntemiyle tek boyutlu plan rölevesi çıkarılarak tamamlanmıştır. Çalışmalarda Riegl LMS-Z390 model laser scanner, Sokkıa SET4110R model total station, uzaktan kumandalı foto çekim kitli bir helyum balonu ve özel programlarla donanımlı iki adet dizüstü bilgisayar kullanılmıştır. Çalışmalar sonucunda stadion, gelecek yıl kısmen başlanması planlanan restitüsyon ve restorasyon çalışmalarına; tiyatro, yine gelecek yıl yapılması planlanan oturma sıraları kazı çalışması ile orkestra ve sahne binası önündeki düşmüş blokların oluşturulacak blok tarlasına taşınmasına hazır hale getirilmiştir. 

Resim 10-11-12-13. Stadion'un Havadan Fotoğraflama Çalışmaları

Resim 14-15. Tiyatro'nun Havadan Fotoğraflama Çalışmaları

Resim 16-17. Tiyatro Rölöve Çalışmaları

                        Resim 18-19. Stadion ve Tiyatro Rölöve Çalışmaları

 

                                                    

Resim 20-21 Stadion ve Tiyatro Rölöve Çalışmaları

 

HARİTA ÇALIŞMALARI

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

4 kişilik bir harita uzman ekibi tarafından gerçekleştirilmiştir. Öncelikle kent ve civarında bulunan nirengi ve poligon noktalarının durumu araştırılmış, ülke koordinat ve yükseklik değerleri bulunan noktalar tespit edilmiştir. Antik kentin ölçümleri 8QB41KRH24G ve 8PB09ZDB0G0 seri numaralı Topcon Hiper Plus GPS alıcıları ile “real time” yöntemiyle yapılmıştır. Kentte bulunan bütün antik yapıların ve arazinin topografyasının belirlenmesi için yapılan ölçümler bilgisayar ortamına aktarılarak NetCadd programı kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışmalar sonucunda, toplam 387 hektarlık I. Derece Sit Alanı’nın topografyası ve her türlü antik kalıntı işlenerek 1 / 5000 (5 Pafta); 1 / 1000 (21 Pafta) ölçekli kent haritası tamamlanmıştır. Ayrıca stadion, tiyatro, hamam ve agora yapılarının 1/ 500 ölçekli çıktıları alınmıştır. Böylece antik kent kalıntıları 1/ 25.000 ölçekli Türkiye haritasında gerçek konumlarıyla işaretlenmişlerdir. 

 

SERAMİK ÇİZİM ve ENVANTER ÇALIŞMALARI

             2006 yılı yüzey araştırmaları sonucunda, Kibyra’nın nitelikli ve yoğun seramik üreten atölyelere sahip olduğu anlaşılmıştı[1]. Geçen yıl gerek stadion kazı çalışmalarından gerekse kent seramik atölyesi akıntılarından toplanan seramiklerin sınıflandırma, ölçekli çizim ve fotoğraflanarak envanter kayıtlarının tamamlanması çalışmasına 2007 yılında da 5 kişilik çizim ekibi tarafından devam edilmiştir. Çalışmalar sonucunda 2006 yılında toplanan yaklaşık 10 kasa seramik buluntuyla,  2007 yılı kazı ve yüzey araştırmalarından ele geçen yaklaşık 15 kasa seramik buluntunun temizlik, çizim ve envanter çalışmaları tamamlanmış, seramikler form ve kronolojilerine göre gruplandırılarak kasalanmışlar ve Kibyra Kazıevi’nde koruma altına alınmışlardır.

 

                                                                                             YÜZEY ARAŞTIRMALARI

2006 yılında başlanan kent merkezi ve territoriumu yüzey araştırmalarına bu yıl da devam edilmiştir. Yüzey araştırmaları; bir ay süresince devam eden stadion kazı çalışmaları bitiminde bir hafta boyunca 7 kişilik bir ekip tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu yıl kent merkezinde yapılan yüzey araştırmaları tiyatronun arkasında konumlanan seramik atölyelerinde yoğunlaşmıştır. Tiyatro tepesi güney yamacındaki yağmur arklarında yoğun seramik akıntısı görülmektedir. Burada yapılan araştırmalar sonucunda yaklaşık 3 kasa nitelikli (birçoğu figürlü, mühürlü, boya bezemeli olarak) seramik parçaları ve Kibyra’nın yerel seramik üretimini kanıtlayan üretim hatası seramik örnekleri toplanmıştır. Toplanan bu seramikler temizlenerek fotoğraflanmışlar ve çizimleri yapılarak bilimsel yayın çalışmalarına hazır hale getirilmişlerdir. Agorada yapılan araştırmalar sonucunda, set duvarlarının en geç İ.Ö. 6. yüzyıl içlerinde, olasılıkla bir deprem felaketi sonucunda, agora içindeki yapılardan sökülen devşirme mimari parçalarla tamirat gördüğü gözlenmiştir. Bu onarım sırasında Yukarı Agora’nın kuzeydoğu köşesindeki bir tapınak ile Aşağı Agora’nın güneydoğu köşesindeki bir başka tapınağın neredeyse tamamen sökülerek, mimari parçalarının set duvarında kullanıldığı tespit edilmiştir.

Kibyra’ya yaklaşık 15 km. uzaklıktaki Yamadı Gölü kıyısında konumlanan, bugün Göl Adası olarak bilinen kayalık tepe ve çevresinde 2006 yılında yapılan yüzey araştırmalarına bu yıl da devam edilmiştir. 2006 ve 2007 yılı yüzey araştırmalarında, tepenin kuzey yamacındaki tarlalardan seramik örnekleri toplanmıştır. Bu örneklerin değerlendirilmeleri sonucunda, Göl Adası’ndaki yerleşimin, Tunç Çağ’dan başlayarak Geç Antik Çağ’a kadar iskan gördüğü anlaşılmaktadır. Buradaki yerleşim, hemen yanındaki tepede konumlanan Uylupınar yerleşmesiyle birlikte, bölgenin erken tarihine ışık tutacak nitelik ve önemdedir. Nitekim yüzey araştırmaları sonucunda ele geçen Tunç Çağ seramik parçaları, Frig boyalı keramiğiyle özdeş renkli boyalı parçalar, Protogeometrik ve Geometrik Dönem’i temsil eden içiçe çemberli-geometrik bezemeli parçalar bu önemi belgelemektedirler. Kayalık tepede gözlemlenen, Frig açık hava tapınaklarıyla özdeş kaya döşemleri de bu görüşü desteklemektedir. Bu sebeple, tepe ve çevresinde yapılan yüzey araştırmalarına gelecek yıllarda daha kapsamlı devam edilecektir.         

       

                                    H. Ali Ekinci                            Prof. Dr. Fahri IŞIK                Prof. Dr. Havva İŞKAN IŞIK


[1] Bkz.: H. Ali Ekinci ve diğ., “Kibyra Kazı Çalışmaları 2006”, ANMED Anadolu Akdenizi Arkeoloji Haberleri 2007 – 5, 22-28; Ş.  Özüdoğru-E. Dündar, “Kibyra Geç Roma-Erken Doğu Roma Mühürlü Unguentariumları”, OLBA XV, 2007, 145-178.

 

 

 
 
Bu site Burdur Müze Müdürlüğü Bilgi İşlem Koordinatörlüğü tarafından hazırlanmıştır